04 Kasım 2009 Çarşamba

KILLI PEYNİRDEN ÇİFT KAŞARLI GDO LU TOST.


"10 KASIMDA AÇILIM AÇIKLIICAZ" DİYİP GÖZ GÖRE GÖRE FIRTINA ÇIKARIYOLAR. O ARADA "GDO YÖNETMELİĞİ" FİLAN GİBİ ŞEYLER DİKKAT ÇEKMİYO YALAN MI?




AŞI İŞİ HEPTEN MANYAĞA DOLADI!


BU HAFTAKİ LEMAN KAPAĞI


AHA BU PİJ BAŞLATTI HERŞEYİ!


SIKILHAN'IN YENİ BELALISI CALL CENTER CADISI NURCALL

- Alo merıbağ Nurcall Ben, bıyrın nası yardımcı olabilırım, konuşmalarımız şirket politikası gereği bandaalınmaktadır, buyrun nası yardımcı olabilirim Nurcall ben.
- Siz beni aradınız hanfendi. Bilmem nası yardımcı olabilirsiniz.
- Öncelikle ürünümüzü tercıhettiğinızçin teşkur ederiz Velihan Biy. Apalak Otomotiv’den bir adet Tayato binak araç almışınzzdoru mudur...
- Adım Velihan diil. Ayrıca ağzınızda denizanası olup olmadığı konusunda delice bir merak içersindeyim. Söölediklerinizden bi bok anlaşılmıyor...
- Öncelikle ürünümüzü tercihattığınızçin teşakür edirz. Konuşmalarımız şirket poltkasıgereybanda alınmaktadır... Ağzımda denizanası yok Velihan Bey, şimdi size tecıhattiğiniz araçla ilgili bikaç sorumlcak...
- Var var... Denizanası var.
- Nurcall ben byryn nası yardncı olabirtim. Konuşmalarımız şrkt pltkasıgeraabanda alınmatadır. Daha önce Skodi marka araç kullanıyomuşsunuz doğru mıdı Velihan Bey.
- İsmim Velihan diil, sizden araç almadım, onyedi yaşındayım. Skodi diye bi aracım da yok fakat denizanası var!
- Sarvisimzdan memnusiasaz Valhan Bey?
- Bunu hiç anlamadım Nurcall. İsterseniz ben size yardımcı olabilirim. Dayım psikiyattristtir. Öbür dayım ise dişçi, ağzınızdaki denizanasını aldırtabilirsiniz. Tıp çok ilerledi, uyuşturup normal insan dili takarlar anlamazsınız bile...
- Bi kaç sorum olucak Velhan Bey. Öncelikle öğrenim drımınız, hangı televizyon kanalinı izliyorsnz, bunlar size daha iyizmet vearbilmak için şirkatizn şteri ilişkileri ve arge depertmını tarafından....
- Nurcall, kulakta da bi yaratık var lan senin. Laftan anla sultan, adım Velihan diil, o ben diiilim. Sizden bişey filan almadım! Sen, muhtemelen dazlak ve gözlüklü ve beyaz gömlekli süpervayzırına söyle, mola filan iste, kırmışın bak kafayı, haberin yok... Arama bi daha beni kapatıyorum suratına delice!
- Mereba Velihan Bey, kapadınz mı gerçaktan! Konuşmalarımız şirket politikası gereği banda alınmaktaydı halbuki... Alo... Alo... Hakkaten kapadın mı lan Velihan? Sen kimsin de “Call centerler Cadısı” Nurcall’ın suratına telefon kapatıyosun. Hapı yuttun Velihan, seni bu bilgisayarda güzel bi yere kaydediyorum, her gün, callcenterin her vardiya değişiminde, her şiftte, seni delice arııcaz ağzımızda denizanalarıylan! Sen karşında kim olduğunu bilmiyosun, aphtalll, zavallı aphtal....

* * *

- Aloo, Bunalgül ben, baksana bişi söölicam. Yaa beni kaçırabilir misin yaa. Annem domuz gribi nedeniyle öz kızına maphus muamelesi yapıyo resmen. Karantinalı Despina gibi bütün gün evde oturtuyo saat başı C vitamini verip üstüme kolonya sıkıyo. Kaçır beni, ciddiyim. Nüfuskağıdımı aradım bulamadım ama vatandaşlık numarımı ezberden söyleyebiliyorum.
- Ben kendimi kaçırdım az önce Bunalgül. Nurcall adında bir callcenter delisi şirket politikası gereği bana musallat oldu.
- Nurcall mı? Ay o karı çok ünlüdür. Domuz gribinden daha tehlikeli bişey o. Ne diyosa yoluna gitseydin yoksa dakka başı aratıp seni adım adım intahara sürükler.
- Sen nerden biliyosun ki kendisini. Hem madem o kadar biliniyo niye bu karıya karşı bi aşı geliştirilmemiş.
- Teee Cine 5 zamanında dayımı öldürdü o kız ve çetesi. Dayım bi salaklık edip decoderini iade etmeye kalktı ve Nurcall’la muhattap oldu. Bu dijital platformlar mafya gibi zaten, bi girdin mi asla çıkamıyosun. Dayım naaptıysa çıkamadı o digital platformdan. Günde 150 kere Nurcall ve çetesiyle telefonlaştılar. Asıl adı Sabri Çokdiji olan dayım sırf Nurcall’dan kurtulabilmek için kimlik değiştirip Dumrul Endiji adını aldı, izini kaybettirmeye çalıştı. Nurcall kendisini bulup kredi kartından abone bedeli emmeye devam edince delirdi. Kapalıçarşıdaki lokantasını kapatıp Kolombiya’ya giden bir gemiye aşçı yazıldı. Ancak Nurcall kendisini orada da bulup gemi telsizinden rahmetli dayımı rahatsız etmeye devam etti. Orda mısın Sıkılhan.
- Hayır Asuman adını aldım. Yaa ama bu callcenter çetesi çok tehlikeli bişimiş harbi.
- Deli misin? Ellerine düşmiyceksin. Çoğu ağzında denizanası varmış gibi konuşan yarı otomatik kimseler. Başlarında Nurcall olduğu sanılıyor. Dayım o kızın ve çetesinin telefonları yüzünden elinde decoderiyle geminin pervanesine atladı. Ne diyolarsa yap Sıkılhan, daha çok gençsin, lütfan. Alo Sıkılhan... Alo... Alo... Asuman? Alo...


- Alo, miribağ Velihan Bey, Nurcall ben, konuşmalarız şrktpolitikası gereee banda alınmaktadır, burın ben Nurcall size nası yrdmncı olabilırığ...
- Nurcall! Kâbus musun sen yaa. Aramayın beni şu call centerinizden. Bak Nurcall, benim adım Velihan diil, şirketinizden bişe istemiyorum. Benim başımdaki manyak kadrosu komple dolu, 2010 da boş kadro açılırsa haber veririm ben sana.
- Şimd şöle Velihan beğ. Öncelkle konşmlarmız şirkt pltikısı geree banda alınmaktadır. Size ürünümüzla lgili üç tane soru sorcağ. Bu bilgilar üçüncü kişı veyağ kişilera paylaşılaşna açılmıycak, ylnızca siza daa ii hizmet verbimah çin biveri tabanında.
- Açık konuş Nurcall, yakamı bırakmak için ne istiyosunuz.
- Ğrenım drumınaz ilk rta yüksek, annenizin kızlı soyadağ? Dıım taarinizgünayyıl olarak...
- Nurcall, yapma gözünü seviyim sebebim olucaksın bak. Ağzında deniz anasıyla arayıp konuşma benle. Kapatıcam yine arıycaksınız biliyorum. Etmeyin...
- Kullanıclarımızın tüketi alışkanlıklarnı belirleyip bu yönde ürünler geliştırmak bakmından soruyorum. Kaathavlu kullanıyo mısınız? Eger kullanıyrsa haftada kaç rülo kaathavlı kullanıyorsız...
- Hayır ip kullanmayı düşünüyorum kendimi asarken!
- Konuşmlırmız şirket politikosı geree banda alınmakta Velihan Bey. Harangı bir dijital platforma üye misinız? Diilseniz yapalım mığ, sipor sinemağ, sinema normal, sade sipor, artı dört radyo, kırılıma ücret alınmator. İlk altı ay 11.90 soona salonlar 19.90. seneye yarım güm 5.95. Platformdan çıkmaya kalkışırsanız 50.99 artı, gebertincaya kadar ararız.
- Lan!
- Evet şimdi siza nası yardımcı olabilirığ Nurcall ben. Alo... Kpttınız mı? Telefonu kapatamazsınız, artı, dijital platforma girmiş sayılırsınız, çıkamazsınız... Alo... Konuşmalrmız şirkat politikası geree banda alınmıştı bunu bilyomıdınız? Ahaha... Lan Velihan... Bilmiyosun, daha bilmiyosun kime çattığını. Söylemiştim, seni bu bilgisayarda güzel bi yere kaydettim ben. Artık her vardiya değişiminde her şiftte delice aranıcaksın. Bu listeden daha kimse kurtulamadı aphtalll, aphtaaal...
Bu Haftaki Leman Dergisi'nden Özetlenerek

YIKAYIN KARDEŞİM ŞO ELLERİNİZİ ŞİMDİ SIRASI MI?











BAŞBAKAN" AŞI OLMIYCAM" DEDİ. SAĞLIK BAKANI VE TIP PROFESÖRÜ İSE "OLUN" DİYOR. NASI OLCAK BU İŞLER KİME İNANICAZ. HANGİ, NİYYÇÜN, NEDDEN?


GÜNAYDIN BAGPERVERLER


03 Kasım 2009 Salı

ÇAMAŞIR SUYUNDAN ZEHİRLENEN FEVZİYE HANIMIN GÜNDÜZ DÜŞLERİ







HAFIZ BEN ŞUNU BİLİR ŞUNU SÖÖLERİM: HER ZAMAN BİR "B PLANI" LAZIMDIR İNSANA. BU BÖÖLEDİR YANİ.




"KRAL ÇIPLAK" TAMAM DA KRALİÇE DE ÇIPLAK ABİ... ATEŞİM Mİ YÜKSELİYO LAN BENİM?




YAZLARI KRIM KONGO KIŞLARI KUŞ VE DOMUZ. SİZ DAHA OYNATIN GENLERLE FELAN. SONRA DA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ÇÖKELEK!


YAVRIM BURNUNU OYNAMA DİYORUZ BAK SEN DAHA NAAPIYOSUN. ÜÇ GÜN SONRA GELME BEN DOMUZ OLDUM GRİP OLDUM DİYE


günaydın BAG!


02 Kasım 2009 Pazartesi

ZİHNİYYET GENLERİYLE OYNANMIŞ GIDALARA MÜSADE ETTİKTEN ON YIL SONRA ZİHNİYYET'İN TORUNU MANAV REYONUNDA MES'UT BİR ŞEKİLDE ALIŞ VERİŞ EDERKENE


BAG EDİTÖRÜ KÂMURAN ALTBEYİN TÜM DÜNYADA YASAK OLAN TRANSGENETİK YİYECEKLERE İZİN VEREN ZİHNİYYETTEN BİR GEN KOPARIP ELMA GENLERİNE SOKUŞTURDU...


GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ GIDALARA VİZE!






Her numaraya “Milletim öyle istiyor” diyorsunuz da... Mesela, genetiği değiştirilmiş domates istiyorum diyen Kürt var mı Türkiye'de? Genetiği değiştirilmiş çikolata istiyorum diyen Laz? Çocuğuma genetiği değiştirilmiş patates cipsi yedirmek istiyorum diyen Türk var mı aramızda? Kim istiyor bu işi kardeşim? Kim?

*
Genetiği değiştirilmiş organizma, eğer angutsan, entel bi sıfat gibi geliyor kulağa, bilimsel gibi duruyor... Aslında “frankeştayn gıda” onların adı!
*
Çünkü, normal yollardan insan evladı doğurmak varken; birinin kulağını birinin kafasına, birinin burnunu öbürünün suratına takmak gibi bi şey...
*
Kabaca anlatırsak, dayanıklı olsun diye balık genini domatese, bakteriyi patatese monte ediyorlar... Sonradan tonla para verip ilaçlama yapılacağına, haşere ilacını daha tohumundan mısır genine kakalıyorlar. Sinek yuttuğu için böcek ilacı içen süper zekâ vatandaşımız gibi yani... Sevgili halkımız, adında domuz var diye, domuz gribi aşısı caiz mi diye soruyor ama, belki domuz genini soya fasulyesinde yiyor, haberi yok...
*
Peki, niye yapıyorlar bunu? “Açlığı önlemek için” diyorlar... İnsanoğluna gıda yetişmiyormuş, böylece verimi arttırıyorlarmış... Raf ömrünü uzatıyorlarmış.
*
İyi de birader...
Buğday mı yetişmiyor bu ülkede? Pancar mı eksik? Pirinç mi yok? Yanlışlıkla elinden düşürsen, fışkırmıyor mu topraktan? Şapşal politikalar yüzünden, fazla geldiği için, para etmediği için, mahsulümüzü yakarken, derelere dökerken, hangi açlık?
*
Allah'ın bu millete lüftu Anadolu'da, şu ürün yetişmiyor, o yüzden genetiği değiştirilmiş organizmaya ihtiyaç var, denebilir mi, utanmadan?
*
Üstelik, sadece sebze-meyve değil hadise... O sebze-meyvelerle yapılan, bin küsur üründe var bu genetiği değiştirilmiş organizma... Çikolatadan cipse, meşrubattan ketçapa... Şeker ayaklarıyla, baklavada bile kullanıyorlar... Bebek mamasında var!
*
Yersen ne oluyor? Avrupa'da resmen kanıtladılar; bağışıklık sistemini çökertiyor, kansere yol açıyor, kan yapısını bozuyor, sindirim sistemini harap ediyor, karaciğeri haşat ediyor, erken doğuma-kısırlığa sebep oluyor... Antibiyotik şırınga ettikleri için, farkında olmadan bağışıklık kazanıyorsun, hastalandığında antibiyotik alıyorsun, havagazı.
*
İsviçre sokmuyor, Yunanistan sokmuyor, o beğenmediğin Sarkozy “Bunları Fransa'ya sokanı oyarım” diye yasa çıkardı...

Burası dingonun ahırı mı?
*
Aman yemeyelim dersen, nasıl yemeyeceksin? Nasıl ayırt edeceksin? Koklasan aynı, ellesen aynı, tatsan aynı, laboratuvara götürüp analiz ettirecek değilsin... Nereden anlayabilirsin? Etiketinden... Etiketin üzerinde “Bu üründe genetiği değiştirilmiş organizma var” yazmalı ki, bakıp anlayabilesin, di mi? Şimdi sıkı durun...
*
Bunların memlekete girişine izin veren yönetmelik diyor ki, “Etiketlere genetiği değiştirilmiş organizma içermez yazılamaz!”
*
Efendim?
Yazılamaz!
*
“İsteyen yemesin, baksın etikete görsün” diyeceklerine... “Etikete baksın, görmesin” diyorlar! İlla yedirecek.
*
Tekrar soruyorum:
Her numaraya “Milletim öyle istiyor” diyorsunuz da, bu açılımı hangi millet istiyor? Türk mü, Kürt mü, Rum mu, Ermeni mi, Laz mı? Bunu bu millete niye yapıyorsunuz?

FIKRA GİBİ BİR DOMUZ GRİBİ VAKASI

İSTANBUL- Artan domuz gribi vakaları karşısında hergün aldıkları önlemleri arttıran vatandaş, en büyük sıkıntıyı bakanlıktan gelen "öpüşmeyin, tokalaşmayın" uyarısı yüzünden yaşıyor.
İstanbul'da aynı iş yerinde çalışan iki arkadaş öpüşmeden ve tokalaşmadan selamlaşmayı denediler fakat hastanelik oldular sevgili bagaşıkları. Birbirilerine kilitlenmiş olarak bulunan ve mesai arkadaşları tarafından hastaneye kaldırılan iki kafadar "Bugüne kadar hiç başka türlü selamlaşmadık, yıllardır, görüştüğümüzde sarılır öpüşürüz, yetkililerden böyle bi uyarı gelince biz de afalladık. Bir başka yöntem aradık ancak beceremedik." şeklinde konuştu.
BAG YAŞAM

Necip Aptioğlu

KURBANLIKLAR BU BAYRAM KOLAY TESLİM OLACAĞA BENZEMİYOR


GÜNAYDIN BLOGPERVERLER


01 Kasım 2009 Pazar

YİNE YAĞMUR YİNE ÖLÜM... ÜSTÜNE TOKİ YAPIYOSUNUZ GÜZEL, LALE FELAN DA ŞIK DURUYO... AMA ŞU TOPRAKLARIN AZCIK DA ALTINA BAKIN BE ANNEM. ALTYAPI DİYORUM.


LEN GRİPTEN TEDİRGİN OLUYOSUN MADEM SEN DE HERKEŞ GİBİ MASKE TAKSANA NE O ÖÖLE? AĞZIMDA NİMET VAR KONUŞTURMA BENİ.


MİZAH BU DEĞİL SERDAR TURGUT

CİHAN DEMİRCİ YAZIYOR... SERDAR TURGUT BU, AMA 'MİZAH' BU DEĞİL!


Yazılı medyada yıllar önce yaşanan fay kırılmasının ortaya çıkardığı figürlerden biridir aslında Serdar Turgut. Yazdıklarına bakıldığında Kuzey Penis-ilvanya fay hattındaki ani bir kırılma sonucu ortaya çıktığını sanıyorum!..
Charles Bukowski’nin kötü bir kopyası olmasının ötesinde derme-çakma Woody Allen’lığa da soyunan ama bunu becerecek mizahi donanıma ve altyapıya da sahip olmayan Serdar bey, yıllardır “o penis senin, bu penis benim” türünde zaman zaman mide bulandıran, zaman zaman ucuz mizah kırıntıları bulaşmış abuk yazılar yazıyor. Bunlara mizah diyor, olmuyor kara mizah diyor. Aslında bir psikiyatrist koltuğunda uzanarak söyleyeceği şeyleri insanlara yıllardır köşe yazısı diye gayet güzel yediriyor.
Bu zat zamanında Hürriyet’te palazlandı ve servise sokuldu. Giderek öylesine hak etmediği noktalara getirildi ki; Akşam’da bir ara genel yayın yönetmenliği bile yaptı. Medyada hakim olan figürlerin çoğu bu zatı traktör lastiği gibi pompaladı. İşin acı yanı her yazdığı mizah sanıldı. Onun yazdıklarını mizahın absürd özgürlük alanında gören, adeta kara mizah şaheseri sanan destekçisi köşe yazarları onun azgınlaşma sürecine kalemleriyle sonuna dek destek verdiler. Ne de olsa onlar da mizahın zaten epeydir talan edilmiş alanına kalemleriyle hoyratça dalmışlardı bir kere.
Serdar bey, mizahın ne denli ince zeka gerektiren bir iş olduğunun farkında bile olmayan ama medyanın nerdeyse tamamına hakim bir kesim tarafından alkışlanınca da doğal olarak dizginlenemez bir şımarıklık içine girdi. Santimetre hesaplarına pek meraklıydı ama an geldi çaptan düşme hesabını da iyi yapamadı. Son olarak şarkıcı Rojin’i “Dağa kaldırıp seks kölesi yapmak istediğini” yazdı. Tepki görünce özür diledi ama özür yazısında da aslında aynı üsluba devam etti.
30 yıldır hem mizah yazarı hem de karikatürcü olarak hayatının tamamını mizaha adamış, sadece mizah üreterek yaşayan, geçinmeye çalışan, şu ana dek üçyüzbinden fazla satmış 38 kitap yayınlamış, mizaha uzun yıllardır teorisiyle-pratiğiyle-tarihiyle meraklı bir mizahçı olarak benim asıl üzüldüğüm, kızdığım Serdar Turgut’un bu yazdıklarına “mizah” denmesi. Ne kara, ne absürd… Mizah bu değil dostlar. Bu eğer mizahsa bu tür bir mizahın ulaştığı nokta “Recep İvedik” mizahıyla aynı noktadır!.. Mizahın hası kendini beğenmişlikle, ukalalıkla atbaşı koşturmaz. Tam tersine bu işin doruk noktası kendi kendinle dalga geçebilmektir. Magandalığa övgü değil, eleştiri getirir mizahın hası. Sn. Turgut; eleştiri getirenlere “Mizahımı anlayacak kadar zeki değilsin” diyerek Amerikan kovboy kasabası kurnazlığıyla sıyrılamazsınız mizaha verdiğiniz zarardan…

Köşe yazarı herkesin adeta babadan mizahçı kesildiği, mizah dergilerinde bile mizah yazarlarından çok başka yazarların cirit attığı, gerçek mizah yazarlarının adeta geri dönüşüm kutusuna atıldığı bir ülkede yaşam sebebim olan can dostum mizahın bu denli hoyratça harcanmasına tepki gösteriyor ve diyorum ki; “Ey Serdar Turgut, ne yaparsan yap, sorun senin sorunun ama şu yazdıklarına çıkıp da artık ‘mizah’ filan deme. Bu işler için mizahı kullanma. Mizah sizin aracı kurumunuz değil. Mizah bu denli sakil, bu denli grotesk ötesi olunca zaten tepemize çökmüş bulunan; ağır ol da molla desinler toplumuna yarıyor tüm bu yazılanlar. İslamcı bir faşizme kaymış olan bu akla ziyan toplumda giderek yok olmakta olan muhalif soluk alanımız, can dostumuz mizah zaten onu yok etme peşindeki güçlerden darbe üstüne darbe yiyor. Yeterince kan kaybetmiş, yaralanmış, hayat karşısında hiç olmadığı kadar geri düşmüş mizaha arada çıkıp iki tane de sen çakma artık!.. Yeter!.. Yani senin üslubunla demem o ki; Penisini al da git!..”

YAZI KAYNAĞI: http://damdakimizahci.blogspot.com/2009/10/damdaki-mizahci-cihan-demirci-yaziyor.html

KAPALI MEKANDA SİGARA YASAĞI GÜZEL TEBİ DE TUHAF TUHAF ŞEYLER GÖRÜYO İNSAN