
BU, MİZAH YAZARLARI TARAFINDAN ÜRETİLEN BİR BLOG OLUP GAZETE ALINTILARI DIŞINDA YER VERİLEN HABERLER GERÇEK DEĞİLDİR.MİZAH ANLAYIŞI AYIRT ETME YETİSİ HENÜZ GELİŞMEMİŞ OLANLAR İÇİN ÇEŞİTLİ SAKINCALAR İÇERİYOR OLABİLİR. SİTEYE KATKIDA BULUNAN KİŞİLER, SAYFANIN SAĞ ALT BÖLÜMÜNDEKİ KÜNYEDE BELİRTİLMİŞTİR. TWİTTER'DA VE İNSTAGRAMDA HİÇ BİR ŞEKİLDE ŞUBEMİZ YOKTUR
15 Eylül 2009 Salı
11 Eylül 2009 Cuma
8 Eylül 2009 Salı
7 Eylül 2009 Pazartesi
KARDİYOLAG ARANIYOR İLANININ ANLATTIKLARI
“Kardiyoloji çalışma arkadaşı aranıyor” başlıklı gazete ilanında hem doktorların çektiği sıkıntılar anlatılıyor hem de dolaylı biçimde hastane yönetimleri eleştiriliyorHastalara uygulanan gereksiz tetkik ve ameliyatlar, bir eleman alımı ilanına yansıdı. Kardiyoloji uzmanları alımı için geçtiğimiz günlerde yayımlanan “Kardiyoloji çalışma arkadaşı aranıyor” başlıklı gazete ilanında hem doktorların çektiği sıkıntılar anlatılıyor hem de dolaylı biçimde hastane yönetimleri eleştiriliyor. Bir özel hastanede çalıştığını belirten ve adının açıklanmamasını isteyen doktorun verdiği ilanda, kardiyologlarda aranan özellikler arasında, “Anjio için hastayı sıkıştırmaya tenezzül etmemek” de bulunuyor. Çalışılacak ortamda ise, “Bugün kaç tane anjio çıkardın, baypas çıkardın, ne kadar tetkik istedin?” sorusuna maruz kalınmayacağı anlatılıyor.İlanı veren doktor, “Bu ilanla ne amaçladınız?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Ben bu özelliklerde bir çalışma arkadaşı arıyorum. İlanda ne yazılıyorsa o. İlanı polemik yaratmak, kimseyle kavga çekişme için ya da bir şeyleri test için vermedim. İşimi severek, düzgün yapıyorum. Doktorluğumla ortadayım. Gazetelerde adım çıkarsa çalışamam.
‘Soruştururuz’İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Hüseyin Demirdizen, “Sadece Türkiye’de değil, dünyada da tıbbi endikasyonlar dışında müdahaleler yapılabiliyor. Ancak benzer olayları tespit ettiğimizde gerekli yasal işlemi yapıyoruz. Bu ilanda kardiyologlara suçlama var. İlanı veren ‘Ben bunu arıyorum’’ dediğine göre, ‘Bazıları yapıyor’ demektedir. Gerekli soruşturmayı yaparız. Burada her durumda etik ve hukuki sonuç doğuracak bir olay var” diyor.‘Güven sarsılıyor’Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Dr. Reşat Bahat ise “Mutlaka medyada bu konuda çıkan haberler, kullanılan negatif ifadeler sektöre güveni sarsmıştır” diyor ve ekliyor: “Sektörde ‘SSK, bakanlık bu tür suiistimalleri yapanları gün gibi ortaya çıkarır, çıkarıyor da... İlan sektörde kirlilik olduğunu düşünen birinin tepkisi olabilir.”
DAZLAK İŞADAMLARI SETİ VE SIKILHAN...
- Alo Sıkılhan, annen ben, evet yavrım, iyi ebeveyniz evet. Seviyoruz, anlıyoruz, dinliyoruz. Çek edelim naapıyo muşuz?.... Harneyse.... Şimdi seni şunun için aradım, Bokhan Bey’in köpeği ofise pire getirdi, şu an masamın üstünde yarım metre zıplayan pireler var. Ofisi ilaçlıycaklar, ben de o pirelerden eve getirmemek için bir süreliğine Akmerkez’de dolaşıcam, sonra da Förstnur Teyzenlere gidip banyo yapıcam, giysilerimi yakıp öyle eve gelicem.
- Köpeğin günahını alıyosunuz bence. Ofise pireyi bizzat Ceo’nuz Bokhan Bey getirmiş olabilir. Dikkat edersen usturayla kazıttığı o kafasının üzerinde herzaman turlayan birkaç sinek var.
- Mizah bu diil genç adam. Şirketimizin Asya Pasifik ve Ortadoğu Başkanı, Ceo’muz Bokhan Bey hakkında böyle konuşmanı yasaklıyorum. Çek edelim:, naapıyo muşuz? Yasaklıyoruz evet. Çört!
- En son “çört” mü dedin anne? Çek edelim?
- Pireyi ezmeye çalışırken tırnağım kırıldı. Çok zıplıyo bu pireler Sıkılhan, üstelik ezilmiyolar da üstlerine çekiçle vursak belki. İnanmıycaksın temin masanın üzerinde kıstırıp ezmeye çalıştığım hayvan şu anda masadan gözlüğüme zıpladı.
- Pireler öyledir. Bence hazır burnunun dibine kadar gelmişken bi kaç tanesini yakalayıp eve getir. Evde eğiticem onları ben, pire sirki açıcam. Zıplayanlar, kibrit kutusundan yapılma yük arabasını çekenler, alevli çemberden atlayanlar... Türkiye’de ilk kez bir “Pire Sirki” nin sahibi olucam.
- Lan yıllardır, girişken, yırtıcı, prezentabl bi insan ol, diyerek sana girişimcilik ruhu aşılamaya çalıştık.. Yıllarca öküz gibi susup yüzümüze telefon kapatıp sonunda yaptığın girişim bu mu? Pire Sirki mi açıcan?. Evde haşerat beslemeni, pire eğitmeni yasaklıyorum Sıkılhan. Lutfen talimatlarımı tekrarla, çek edelim!
- Ama anne, benim pire sirkimi izlemeye gelen insanlar benden bilet alıcak, ben onunla gidip Teknosa’dan Ay Phone ve PSP alıcam, Makintoş Firması’nın sahibi Stiv Bey eve giderken ekmek alıcak, fırıncı kazanıcak mesela, fırıncı Canıtın, okulun en popüler kızı olmaya çalışan Marta’ya, kalça liposekşını ve silikon takviyesi yaptırtıcak, estetik cerrah kazanıcak, Marta ponpon kız olamaya karar verip ponponcudan ponpon alıcak, “Çin malı ponponkız malzemeleri” satan Ceksın ile beraber, Çin’de ponponkız malzemeleri imal eden tekstilci Şon Liii de evine ekmek götürücek. Demin estetik cerrahı atladım o ise eve giderken zarif eşine bir demet orkide götürücek. Çiçekçi kazanıcak, çiçekçi komşusu gasteciden ikinci el bir jip alıcak oto tamircisi kazanıcak... Alo... Anne dinliyo musun? Alo... Ehehe... Çok ayıp yüzüme telefonu kapamamalısın! Çek edelim kapadıysan “kapadım” de. İhohaha....
- Alo Sıkılhan, annen ben, evet yavrım, iyi ebeveyniz evet. Seviyoruz, anlıyoruz, dinliyoruz. Çek edelim naapıyo muşuz?.... Harneyse.... Şimdi seni şunun için aradım, Bokhan Bey’in köpeği ofise pire getirdi, şu an masamın üstünde yarım metre zıplayan pireler var. Ofisi ilaçlıycaklar, ben de o pirelerden eve getirmemek için bir süreliğine Akmerkez’de dolaşıcam, sonra da Förstnur Teyzenlere gidip banyo yapıcam, giysilerimi yakıp öyle eve gelicem.
- Köpeğin günahını alıyosunuz bence. Ofise pireyi bizzat Ceo’nuz Bokhan Bey getirmiş olabilir. Dikkat edersen usturayla kazıttığı o kafasının üzerinde herzaman turlayan birkaç sinek var.
- Mizah bu diil genç adam. Şirketimizin Asya Pasifik ve Ortadoğu Başkanı, Ceo’muz Bokhan Bey hakkında böyle konuşmanı yasaklıyorum. Çek edelim:, naapıyo muşuz? Yasaklıyoruz evet. Çört!
- En son “çört” mü dedin anne? Çek edelim?
- Pireyi ezmeye çalışırken tırnağım kırıldı. Çok zıplıyo bu pireler Sıkılhan, üstelik ezilmiyolar da üstlerine çekiçle vursak belki. İnanmıycaksın temin masanın üzerinde kıstırıp ezmeye çalıştığım hayvan şu anda masadan gözlüğüme zıpladı.
- Pireler öyledir. Bence hazır burnunun dibine kadar gelmişken bi kaç tanesini yakalayıp eve getir. Evde eğiticem onları ben, pire sirki açıcam. Zıplayanlar, kibrit kutusundan yapılma yük arabasını çekenler, alevli çemberden atlayanlar... Türkiye’de ilk kez bir “Pire Sirki” nin sahibi olucam.
- Lan yıllardır, girişken, yırtıcı, prezentabl bi insan ol, diyerek sana girişimcilik ruhu aşılamaya çalıştık.. Yıllarca öküz gibi susup yüzümüze telefon kapatıp sonunda yaptığın girişim bu mu? Pire Sirki mi açıcan?. Evde haşerat beslemeni, pire eğitmeni yasaklıyorum Sıkılhan. Lutfen talimatlarımı tekrarla, çek edelim!
- Ama anne, benim pire sirkimi izlemeye gelen insanlar benden bilet alıcak, ben onunla gidip Teknosa’dan Ay Phone ve PSP alıcam, Makintoş Firması’nın sahibi Stiv Bey eve giderken ekmek alıcak, fırıncı kazanıcak mesela, fırıncı Canıtın, okulun en popüler kızı olmaya çalışan Marta’ya, kalça liposekşını ve silikon takviyesi yaptırtıcak, estetik cerrah kazanıcak, Marta ponpon kız olamaya karar verip ponponcudan ponpon alıcak, “Çin malı ponponkız malzemeleri” satan Ceksın ile beraber, Çin’de ponponkız malzemeleri imal eden tekstilci Şon Liii de evine ekmek götürücek. Demin estetik cerrahı atladım o ise eve giderken zarif eşine bir demet orkide götürücek. Çiçekçi kazanıcak, çiçekçi komşusu gasteciden ikinci el bir jip alıcak oto tamircisi kazanıcak... Alo... Anne dinliyo musun? Alo... Ehehe... Çok ayıp yüzüme telefonu kapamamalısın! Çek edelim kapadıysan “kapadım” de. İhohaha.... (Bu haftaki Leman'dan özetle)

- Köpeğin günahını alıyosunuz bence. Ofise pireyi bizzat Ceo’nuz Bokhan Bey getirmiş olabilir. Dikkat edersen usturayla kazıttığı o kafasının üzerinde herzaman turlayan birkaç sinek var.
- Mizah bu diil genç adam. Şirketimizin Asya Pasifik ve Ortadoğu Başkanı, Ceo’muz Bokhan Bey hakkında böyle konuşmanı yasaklıyorum. Çek edelim:, naapıyo muşuz? Yasaklıyoruz evet. Çört!
- En son “çört” mü dedin anne? Çek edelim?
- Pireyi ezmeye çalışırken tırnağım kırıldı. Çok zıplıyo bu pireler Sıkılhan, üstelik ezilmiyolar da üstlerine çekiçle vursak belki. İnanmıycaksın temin masanın üzerinde kıstırıp ezmeye çalıştığım hayvan şu anda masadan gözlüğüme zıpladı.
- Pireler öyledir. Bence hazır burnunun dibine kadar gelmişken bi kaç tanesini yakalayıp eve getir. Evde eğiticem onları ben, pire sirki açıcam. Zıplayanlar, kibrit kutusundan yapılma yük arabasını çekenler, alevli çemberden atlayanlar... Türkiye’de ilk kez bir “Pire Sirki” nin sahibi olucam.
- Lan yıllardır, girişken, yırtıcı, prezentabl bi insan ol, diyerek sana girişimcilik ruhu aşılamaya çalıştık.. Yıllarca öküz gibi susup yüzümüze telefon kapatıp sonunda yaptığın girişim bu mu? Pire Sirki mi açıcan?. Evde haşerat beslemeni, pire eğitmeni yasaklıyorum Sıkılhan. Lutfen talimatlarımı tekrarla, çek edelim!
- Ama anne, benim pire sirkimi izlemeye gelen insanlar benden bilet alıcak, ben onunla gidip Teknosa’dan Ay Phone ve PSP alıcam, Makintoş Firması’nın sahibi Stiv Bey eve giderken ekmek alıcak, fırıncı kazanıcak mesela, fırıncı Canıtın, okulun en popüler kızı olmaya çalışan Marta’ya, kalça liposekşını ve silikon takviyesi yaptırtıcak, estetik cerrah kazanıcak, Marta ponpon kız olamaya karar verip ponponcudan ponpon alıcak, “Çin malı ponponkız malzemeleri” satan Ceksın ile beraber, Çin’de ponponkız malzemeleri imal eden tekstilci Şon Liii de evine ekmek götürücek. Demin estetik cerrahı atladım o ise eve giderken zarif eşine bir demet orkide götürücek. Çiçekçi kazanıcak, çiçekçi komşusu gasteciden ikinci el bir jip alıcak oto tamircisi kazanıcak... Alo... Anne dinliyo musun? Alo... Ehehe... Çok ayıp yüzüme telefonu kapamamalısın! Çek edelim kapadıysan “kapadım” de. İhohaha....
- Alo Sıkılhan, annen ben, evet yavrım, iyi ebeveyniz evet. Seviyoruz, anlıyoruz, dinliyoruz. Çek edelim naapıyo muşuz?.... Harneyse.... Şimdi seni şunun için aradım, Bokhan Bey’in köpeği ofise pire getirdi, şu an masamın üstünde yarım metre zıplayan pireler var. Ofisi ilaçlıycaklar, ben de o pirelerden eve getirmemek için bir süreliğine Akmerkez’de dolaşıcam, sonra da Förstnur Teyzenlere gidip banyo yapıcam, giysilerimi yakıp öyle eve gelicem.
- Köpeğin günahını alıyosunuz bence. Ofise pireyi bizzat Ceo’nuz Bokhan Bey getirmiş olabilir. Dikkat edersen usturayla kazıttığı o kafasının üzerinde herzaman turlayan birkaç sinek var.
- Mizah bu diil genç adam. Şirketimizin Asya Pasifik ve Ortadoğu Başkanı, Ceo’muz Bokhan Bey hakkında böyle konuşmanı yasaklıyorum. Çek edelim:, naapıyo muşuz? Yasaklıyoruz evet. Çört!
- En son “çört” mü dedin anne? Çek edelim?
- Pireyi ezmeye çalışırken tırnağım kırıldı. Çok zıplıyo bu pireler Sıkılhan, üstelik ezilmiyolar da üstlerine çekiçle vursak belki. İnanmıycaksın temin masanın üzerinde kıstırıp ezmeye çalıştığım hayvan şu anda masadan gözlüğüme zıpladı.
- Pireler öyledir. Bence hazır burnunun dibine kadar gelmişken bi kaç tanesini yakalayıp eve getir. Evde eğiticem onları ben, pire sirki açıcam. Zıplayanlar, kibrit kutusundan yapılma yük arabasını çekenler, alevli çemberden atlayanlar... Türkiye’de ilk kez bir “Pire Sirki” nin sahibi olucam.
- Lan yıllardır, girişken, yırtıcı, prezentabl bi insan ol, diyerek sana girişimcilik ruhu aşılamaya çalıştık.. Yıllarca öküz gibi susup yüzümüze telefon kapatıp sonunda yaptığın girişim bu mu? Pire Sirki mi açıcan?. Evde haşerat beslemeni, pire eğitmeni yasaklıyorum Sıkılhan. Lutfen talimatlarımı tekrarla, çek edelim!
- Ama anne, benim pire sirkimi izlemeye gelen insanlar benden bilet alıcak, ben onunla gidip Teknosa’dan Ay Phone ve PSP alıcam, Makintoş Firması’nın sahibi Stiv Bey eve giderken ekmek alıcak, fırıncı kazanıcak mesela, fırıncı Canıtın, okulun en popüler kızı olmaya çalışan Marta’ya, kalça liposekşını ve silikon takviyesi yaptırtıcak, estetik cerrah kazanıcak, Marta ponpon kız olamaya karar verip ponponcudan ponpon alıcak, “Çin malı ponponkız malzemeleri” satan Ceksın ile beraber, Çin’de ponponkız malzemeleri imal eden tekstilci Şon Liii de evine ekmek götürücek. Demin estetik cerrahı atladım o ise eve giderken zarif eşine bir demet orkide götürücek. Çiçekçi kazanıcak, çiçekçi komşusu gasteciden ikinci el bir jip alıcak oto tamircisi kazanıcak... Alo... Anne dinliyo musun? Alo... Ehehe... Çok ayıp yüzüme telefonu kapamamalısın! Çek edelim kapadıysan “kapadım” de. İhohaha.... (Bu haftaki Leman'dan özetle)

5 Eylül 2009 Cumartesi
4 Eylül 2009 Cuma
Oxford fiyatına ilkokul
Türkiye’de 30 bin lirayı bulan özel okulların yıllık fiyatları, Oxford ve Cambridge gibi dünyaca ünlü üniversitelerin fiyatıyla yarışıyor. Ailelerin iyi bir eğitim için tercih ettiği özel okullar arasında Amerikan Robert, Koç, Doğuş, MEF, İstanbul Erkek ve Bilfen ilk sırada yer alıyor. SBS sınavlarında en başarılı sonuçları alan bu okullardan en ucuzunun fiyatı KDV, yemek, servis ve konaklama olmadan 10 bin liradan başlıyor, 30 bin liraya kadar çıkıyor. Ancak Türkiye’de özel ilkokullara ödenen bu para ile çocuğunuzu Avrupa ve Amerika’nın en ünlü üniversitelerinde okutmak mümkün. Cambridge’in bir yılık eğitim ücreti 20 bin 700 dolar, Oxford’un 21 bin 815 dolar, Penn State Üniversitesi’nin 26 bin dolar, Notre Dame’ın fiyatı ise 38 bin 480 dolar (Taraf)


Jüride yumruklu kavga

Bodrum'da düzenlenen güzellik yarışmasında jüri üyeleri Sema Çelebi ile Atik Berberoğlu arasındaki tartışma karakolda bitti. Berberoğlu'nun kaşı patladı, Çelebi'nin ise gözü morardı
Televizyon programlarında yaptığı jüri üyeliği ile adından söz ettiren Sema Çelebi ile "cemiyet hayatının ünlü ismi" Atik Berberoğlu arasındaki gerginlik, kavgaya dönüştü. İki ünlü ismi karakola götüren süreç, Bodrum'daki Clup Marine'de düzenlenen güzellik yarışmasında başladı. Jüri üyeliğini modacı Rıfat Özbek, şarkıcı Fatih Ürek, işadamı Mehmet Birgen, Atik Berberoğlu ve Sema Çelebi'nin yaptığı yarışma sakin başladı. Ancak Sema Çelebi ile Özcan ismindeki arkadaşı arasında başlayan su şakasından hoşlanmayan Atik Berberoğlu'nun tepkisi nedeniyle olaylı bitti. İkilinin birbirlerine yaptığı şakadan rahatsız olan Berberoğlu, birinci gelen güzelin tacını vermek için sahneye giden Sema Çelebi'nin arkasından yürüdü ve konuşmaya çalıştı. Ancak ayağı takılıp yere düşen Berberoğlu'nun kaşı yarıldı.
Pansuman yapılan Berberoğlu, alkolün de etkisiyle Çelebi'ye küfür etmeye başladı. Öfkesi dinmeyen işadamı bununla da kalmayıp Sema Çelebi'ye yumruk attı. Aldığı yumrukla yere yığılan Çelebi bağırarak mekânı terk etti. Gözü moraran Çelebi soluğu karakolda aldı. (sabah)

Televizyon programlarında yaptığı jüri üyeliği ile adından söz ettiren Sema Çelebi ile "cemiyet hayatının ünlü ismi" Atik Berberoğlu arasındaki gerginlik, kavgaya dönüştü. İki ünlü ismi karakola götüren süreç, Bodrum'daki Clup Marine'de düzenlenen güzellik yarışmasında başladı. Jüri üyeliğini modacı Rıfat Özbek, şarkıcı Fatih Ürek, işadamı Mehmet Birgen, Atik Berberoğlu ve Sema Çelebi'nin yaptığı yarışma sakin başladı. Ancak Sema Çelebi ile Özcan ismindeki arkadaşı arasında başlayan su şakasından hoşlanmayan Atik Berberoğlu'nun tepkisi nedeniyle olaylı bitti. İkilinin birbirlerine yaptığı şakadan rahatsız olan Berberoğlu, birinci gelen güzelin tacını vermek için sahneye giden Sema Çelebi'nin arkasından yürüdü ve konuşmaya çalıştı. Ancak ayağı takılıp yere düşen Berberoğlu'nun kaşı yarıldı.
Pansuman yapılan Berberoğlu, alkolün de etkisiyle Çelebi'ye küfür etmeye başladı. Öfkesi dinmeyen işadamı bununla da kalmayıp Sema Çelebi'ye yumruk attı. Aldığı yumrukla yere yığılan Çelebi bağırarak mekânı terk etti. Gözü moraran Çelebi soluğu karakolda aldı. (sabah)
GÜZELLİK YARIŞMASININ TACINI BAG OLARAKTAN BİZ TAKIYORUZ BUYRUN HAKKETTİNİZ ARTIK!

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















