
BU, MİZAH YAZARLARI TARAFINDAN ÜRETİLEN BİR BLOG OLUP GAZETE ALINTILARI DIŞINDA YER VERİLEN HABERLER GERÇEK DEĞİLDİR.MİZAH ANLAYIŞI AYIRT ETME YETİSİ HENÜZ GELİŞMEMİŞ OLANLAR İÇİN ÇEŞİTLİ SAKINCALAR İÇERİYOR OLABİLİR. SİTEYE KATKIDA BULUNAN KİŞİLER, SAYFANIN SAĞ ALT BÖLÜMÜNDEKİ KÜNYEDE BELİRTİLMİŞTİR. TWİTTER'DA VE İNSTAGRAMDA HİÇ BİR ŞEKİLDE ŞUBEMİZ YOKTUR
10 Ağustos 2007 Cuma
8 Ağustos 2007 Çarşamba
Avril Lavigne kafaya balıkla şak şuk çakarken...

- Sıkıl Baboş naaber ber ber ber… Sesim biraz yankı mı yapıyo yo yo yo… Yoksa yankı benim kafa da mı mı mı… Sen duyo musun sun un un… Celil Abi’yle beraber boş bi su kuyusuna girdik de de de… Ortam nası güzel biliyo musun un un … Susuzluk büük nimet lan lan… Servis şöforu Celil Abi boş su kuyusunda kafa yapıcı gaz birikir dedi atladık kuyuya. Kafalar nası güzel oldu var ya ya ya ya….
- Yaa?
- Valla la la… Temin Avril Lavigne halatla aşağı indi cırıncıplak, elindeki palamut balığıyla kafama kafama vurdu du du… Halüssünasyonun güzelliğine bakar mısın sın sın… Celil Abi’ de Elvis Presley’le balon sepetine pinmiş yerden 200 metre yüksekte ütü yaparken görmüş kendini ni… Sen de gel atla kuyuya ya ya… Ordan da bizim apartmanın boş deposuna girip içindeki yosunları yalıycaz caz caz…
- Yağdır Mevlam su!
Bu haftanın Leman'ından kısaltarak...
7 Ağustos 2007 Salı
Günde ikiden fazla tilki öldürmeyiniz

Merkez Av Komisyonu, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Vekili Dr. Mahir Küçük başkanlığında olağanüstü toplandı. Komisyon, 2007-2008 av dönemi için bütün yurdu kapsayan hususları yeniden değerlendirerek karara bağladı. Merkez Av Komisyonu kararına göre, çulluk, yaban ördekleri ve sakarca kazını avlama süresi, 4 günden 3 güne düşürüldü. Buna göre, belirtilen kuşlar, resmi tatil günleri ile çarşamba, cumartesi ve pazar günleri avlanılabilecek. Bu arada, birbirini izleyen bir günden fazla süren avlanmalarda, avlanan av hayvanlarının avlaklarda ve av dönüşünde nakil vasıtasıyla, avcıların üzerinde taşınabilecek en fazla miktar, her bir avcı için belirlenen bir günlük miktarı aşamayacak. Bir av gününde 10 bıldırcın, 8 üveyik, 4 kaya güvercini, 2 kınalı keklik, 3 yaban kazı, 4 çulluk, 1 su çulluğu, 6 karatavuk, 1 ala karga, 15 leş kargası, 4 serçe, 1 yaban tavşanı, 2 sansar, 1 yaban domuzu, 3 çakal, 2 tilkiden fazla avlanılması yasaklandı. Birbirini izleyen bir günden fazla süren avlanmalarda avlanan av hayvanlarının av dönüşünde, nakil vasıtasıyla içinde taşınabilecek en fazla miktarı, jandarma ve il çevre orman müdürlüklerinden birbirini izleyen bir günden fazla yapıldığına dair belge alınmak kaydıyla her bir avcı için belirlenen limitlerin 2 günlük miktarı, avlaklarda avcıların üzerinde ise bir günlük miktarı aşamayacak. Kara Avcılık Kanunu'nda men edilen fiilleri işleyenler ile Merkez Av Komisyonu'nca belirlenen kurallara uymayanlar hakkında 251 YTL ile 16.921 YTL arasında idari para cezası verilecek. Ayrıca avcılardan, av hayvanı türüne göre 100 YTL ile 35 bin YTL arasında değişen tazminat bedelleri talep edilecek.
Zaman Gazetesi- Cihan Paça, Ankara
Zaman Gazetesi- Cihan Paça, Ankara
6 Ağustos 2007 Pazartesi
Medyatava'dan...
PENGUEN DERGİSİNDE DEPREM! HANGİ İSİMLER DERGİ İLE YOLLARINI AYIRDI? 06.08.2007 00:37 MEDYATAVA-
Leman dergisinden ayrılan Bahadır Baruter, Selçuk Erdem,Erdil Yaşaroğlu gibi isimler tarafından Ağustos 2004'te kurulan haftalık mizah dergisi Penguen'den dört önemli isim ayrıldı.
Umut Sarıkaya, Ersin Karabulut, Yiğit Özgür, Memo Tembelçizer, Oky Gencer ve Uğur Gürsoy Penguen ile yollarını ayırdı.
Ayrılan ekip yakın zamanda yeni bir mizah dergisi çıkaracak.
Leman dergisinden ayrılan Bahadır Baruter, Selçuk Erdem,Erdil Yaşaroğlu gibi isimler tarafından Ağustos 2004'te kurulan haftalık mizah dergisi Penguen'den dört önemli isim ayrıldı.
Umut Sarıkaya, Ersin Karabulut, Yiğit Özgür, Memo Tembelçizer, Oky Gencer ve Uğur Gürsoy Penguen ile yollarını ayırdı.
Ayrılan ekip yakın zamanda yeni bir mizah dergisi çıkaracak.
5 Ağustos 2007 Pazar
4 Ağustos 2007 Cumartesi
Daniska

Ankara Belediye Başkanı'nın kuraklığa karşı "Elli atmışbin kişi tatile, anasının yanına filan gitse susuzluk hallolur" gibisinden bir acaip öneriyle başlattığı komikliğe İstanbul Belediye Başkanı da "tasarruf için suya zam yapma" cinfikriyle katıldı.
En az yukarıdakiler kadar komik bir öneriyi ustamız İsmet Çelik Gırgır Dergisi'nde yazdığı bir yazıda "susuzluğa karşı su tozu" ndan bahsederek yıllar önce getirmişti. Bire bir ölçek suya karıştırılarak kullanılan su tozu sayesinde bir ölçek su elde edilebiliyordu. Suyla ilgili olarak yapılan espirilerde uzuun yıllardır İsmet Abi'nin "su tozu" nun üzerine çıkan olmamıştı.
En az yukarıdakiler kadar komik bir öneriyi ustamız İsmet Çelik Gırgır Dergisi'nde yazdığı bir yazıda "susuzluğa karşı su tozu" ndan bahsederek yıllar önce getirmişti. Bire bir ölçek suya karıştırılarak kullanılan su tozu sayesinde bir ölçek su elde edilebiliyordu. Suyla ilgili olarak yapılan espirilerde uzuun yıllardır İsmet Abi'nin "su tozu" nun üzerine çıkan olmamıştı.
Bu yazıdan bir kaç gün sonra komikliğin büyüğü patlak verdi. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkenti Ankara, tasarruf nedeniyle kesintiden hemen sonra şebekeye aniden su verilince kuraklıktan kıvranan kente su taşıyan borular patladı ve ufak çapta bir sel felaketi yaşandı...
Sıkılhan: Alaçatı Geyiği

- Alo Sıkılhan, Çeşme Alaçatı’dan arıyorum seni yavrum. Rrrosbükü Biiçdeyiz, baban kaygan bi kameramana bastığı için geceyi Jandarmada geçirdi.
- Vay be o kadar kalabalık ha… “Alaçatı fena moda oldu” diyolar. Yağlı kalabalık tehlikeli tabii. Benim bi arkadaşım da aşırı güneşyağına bulanmış kaygan bir haldeyken trendy, kalabalık bir plajın iskelesinde bağdaş kurmak istemiş ve ayağı bileğine kadar kendine girmiş. Hafazanallah. Evlerden uzak.
- Hayır gündüz beachte diil, gece vakti oldu olay.
- Hmm. Geceleyin “kaygan kameraman” çok daha tehlikeli.
- Redroof Beach Night Club’ta köpük partisi vardı. Grupça gitmiştik, dans eden kalabalığın üzerine sabun köpüğü sıkıyorlardı. Babanı zorla götürmüştük zaten bi de gözüne sabun kaçınca hepten huysuzlandı. O esnada yanlışlıkla yere yatmış kıvranan sabunlu vücütları görüntüleyerek kamu görevi yapmakta olan bir kaygan kameremana basmış. İstenmeyen bir olaydı tabiii.
- Ben isterim, ilginç olabilir.
- Komik olduğunu mu sanıyorsun. Mizah bu değil Sıkılhan, hümor başka bişey. Harneyse. Allahtan olay fazla büyümedi, yanlışlıkla olduğu anlaşılınca kaygan kamereman beyle de arkadaş olduk. Hatta kendisi bizi dans ederken görüntüledi. Bu akşam TV de yayınlanıcak. Senden recam programı DVD ye kaydetmen. Aloğ? Evet? Hatta mısın çocuğum. alo… Alo… Kapadın mı gene terbiyesiz. Alo. Seni anlıyoruz yavrucuğum yaşın gereği adeta, renkli, güzel, sosyal, eğlenceli olan herşeye karşısın. Bütün bunları anlamsız ve delice buluyorsun. Ama birgün büyüyüp baba olunca sen ve hanımında gözde moda mekanlarda yağlanıp iskeleye yatacak, hatta yanlışlıkla kaygan kameremanlara basacaksınız. Alo… Evet…
- Hay vıcık kafanıza basayım sizin!
* * *
- Allo, miriba Sıkılhan, Bunalgül ban. Baksana bişi sorucam, doğaüstü olaylara inanır mısın sen?
- İnanma mıı? Sen kendin doğaüstü bişisin zaten kızım.
- Çok marsi. Tavav, biliyorum şirinim ama ben başka bişi için soruyorum. Harry Potter ve arkadaşları aslında gerçek olabilir mi…
- Nooldu annengille beraber gidip oy mu attınız kendisine.
- Ay saçmalama haayır yaağ. Büzge için soruyorum. Büzge Harry Potter’in son kitabı Türkiye’ye tee kasım da anca gelicek diye dert yanarken erkek arkadaşı Sunder “Kitabını, filmini naapıcan, burda gerçeği var” demiş de kendisine. Hesapta “Hogwards Cadılık Ve Büyücülük Meslek Lisesi” ni bitirmiş Sunder.
- Baravo, kolay iş bulur…
- Yok yani ciddi. Hatta okulun pilav günü varmış da ondan daha yeni dönmüş Sunder. Harneyse. Büzge’ye demiş ki, “benim büyülü değneğim bile var”
- Kreaaa, kreaaaa… Gene miiii, ehahah…
- Ne var canım kız meraktan tutmuş pantolonun üstünden doğru. Hayır ne gülüyosun bunda bişe yok ki… Yaa salak muamelesi yapma heman insana. Harry Poter’in son kitabı saniyede dört tane satıyo, küresel bi fenomen bu… Normal olan herkes kendisinde birer I Phone, birer Harry Potter olsun ister tamam mıı, bi de piespi, pleysteyşın 3… Doğal yani. Kız da merak edip dokanmış pantolondaki değneğe. Niye hemen kötüye çekiyosun, biraz fantastik düşünsene, ya o değnek sihirli olsa…
- Hay değneğin büyüğüyle efsunlayayım alayınızı…
* * *
- Sıkıl Baba naaber, Hırgürkan ben. Hırgürkan Reis. Yürüsene, Gümüşlük’e gidiyoruz Akademi diye bi mekânı yakından inceliicez. Şirin beldeye “bazı enteller” yuva yapmış, arazi güzel. Ürkütelim diyoruz bunnarı. “Şiir roman heykel” diye yıllardır bik bik ediyolarmış, esnafa beş kuruşluk katkı yok, bir plaj, bir tesis, 99 yıllığına bir balık restaurantı olayına girilse, millet ekmeğine baksa fena mı olur diyoruz. Misal, “Marmara’nın İncisi” Gümüşlük Koyuna ben güzel bi tesis yaptım, bundan herkes ekmek yer. Git heykelini içerlek biyerde yap, romanını yaz, niye en kıymetli araziye akademi makademi yapıyosun be aklına çaktığımın enteli.Onca okudun yazdın da aklına gele gele bu mu geldi. Bir otopark, bir büfe ruhsatı, beach ortamları…Di mi yani? Ekipten Şefik Abi’yi uyandırdık telefonla, o işten bişe çıkmadı. Bi de biz görünelim bakalım. İlla yanlışlıkla yangın çıkarttırıcaklar arazide, o olucak…
Ekşını en bol karikatür kahraman:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



