2 Haziran 2008 Pazartesi

Kovanları Ayıdan TV ile Koruyor

Rizeli arıcı Halil Karadeniz, ayıların zarar vermesini engellemek için, kovanlarının yanında geceleri televizyon kurdu ve son derece iyi sonuç aldı.
İkizdereli balcı Halil Karadeniz, "Geceleri ayılar, kovanları parçalayıp içindeki balı yiyor. Ancak ayı vurmak yasak olduğu için ben de böyle bir yöntem düşündüm" dedi. Halil Karadeniz şunları söyledi: "Evimden kablo çekerek kovanların yanına televizyon kurdum. Akşamları hava kararmaya başladığında televizyonu açıyorum, sabaha kadar çalışıyor. Televizyon sesinden ve ekranda sürekli hareket olmasından korkan ayılar, bir daha kovanlarıma zarar vermedi."Karadeniz, televizyonda hangi kanalı açtığı yolundaki soruya ise cevap vermedi.
(Hürriyet)

Eşek sürücüsü, 2.20 promil alkollü çıktı

Eskişehir’in Mihalıççık İlçesi’ne bağlı Dinek Köyü’nde aşırı miktarda alkol aldıktan sonra eşeğe binerek tarlaya gitmek isteyen Hasan Akpınar (43), dengesini kaybederek düştü.
Akpınar, düşme sonucunda kafası ve kollarından yaralandı. Baygınlık geçiren Akpınar, yere yığıldı, eşek ise köye döndü. Köylüler, eşeğin yalnız dönmesinden şüphelenarak kısa süren arama çalışması sonucunda Hasan Akpınar’ı, tarla yolunda yerde yaralı ve baygın halde bulundu. Mihalıççık Devlet Hastanesi’nde ilk müdahalesi yapılan Hasan Akpınar, daha sonra ambulansla Eskişehir Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Bekar olduğu belirtilen Akpınar’ın acil servisinde yapılan alkol muayenesinde 2.20 promil alkollü olduğu belirlendi. Tedavi altına alınan ve sağlık durumunun iyiye gittiği bildirilen Hasan Akpınar, "Yavaş giden eşeğe hızlanması için sopayla vurdum. O da birden hızlandı ve beni üzerinden atmaya çalıştı. Bir süre sonra hızlı giden eşeğin üzerinden dengemi kaybederek düştüm. Köylüler beni baygın halde bulmuşlar" dedi. (Hürriyet)



GÜNAYDIIN SEVGİLİ BAG OKURLARI


1 Haziran 2008 Pazar

BU HAFTAKİ LEMAN'DAN ÖZETLE SIKILHAN VE KENELER

- Mehabaaağ Sıkılhan, aloğ, Enes ben Enes Binsatar. Nasılsın, ticared hayatın nasıl gidiyor, memnun musun, mes’ut musun, munbar mısın?
- Meşgulüm.
- Çok ufak bişey için rahatsız ettim, bir santim ya var ya yok; kene.
- Yok yaa ben daha irilerini tanıyorum onların, telefondan doğru yapışıyolar insanın kulağına…
- Ehehe ilahi Sıkılhan, boş yere miyzah yapıyorsun ya, hayuret ediyorum sana. Hakiykatten şu kabiliyetinle acaip ticared eder, rızık üstüne rızık kazanırsın esasen. Biz gelelim kene mevzuusuna. Şimdi kardeşim durumun ciddiyyeti ortada, halk tedirgin, milllet piknik etmekten çekiniyor, et ticeretiyle uğraşan celep esnafı, meşrubat ve mangalkömürü tüccarları fevkâlade ıstırap içinde.
- Vah vah amca… Yani vah vah amcalara.
- Kuşkusuz vah. Ünlü Tüccarlardan Ebu Hüveyye ve Beraberindekiler bir çekirge istilası nedeniyle Suddebbiye Şehrinin tarlaları talan olup…
- Abi çekirgeyi atlayalım kene iyiydi.
- Sülün?
- Seni kene mi ısırdı Enes? Niye böyle kırım kongo laflar ediyosun? Sülün ne alaka?
- Bir sülün hayvanının günde 300 kadar keneyi yemek suretiyle itlaf ettiği söyleniyor.
- “Sülün mü yetiştirelim” diyosun? Olmaz bizim evde kedi var, dakkasında dalar.
- Büyük düşün Sıkılhan, balkonda besleyelim demiyorum. Hani senin bir Ömür Dayın var, onun o taraflarda bi arazisi felan yok mu bir çiftlik tesis etsek…
- Hah! Çok güzel sen kızlı erkekli bir grup toplayıp Ömür Dayı’nın yanına bi git ön araştırma yapın siz, tamam mı?
- O vakıt yarın yanıma numune bir sülün alıp kendisini ziyaret edeyim.
- Hay hay amca!

***
- Edep yahu. Hıyps. Aloğ… Tıkılan Enes ben… Hıyps..
- Vah vah…
- Vah kuşkusuz. Yav… Hıck… Senin bu Ömür Dayınla sülün, ticared, Ebu Hüveyye hikayeleri felan konuşcaktık… Konu konuyu açtı…
- Açaaar.
- Sülünü kuyu kebabı şeklinde… Piknik yapalım, sıcak bi ortam dedi arkadaşlarınan ticared konuşuruz konu konuyu açar dedi… Numune diye götürdüğüm Sülün’ü yedik. Ticared dünyasından arkadaşım Behiye Büşra Uhrek’e, ki kendisi yeşil sermayenin Güler Sabancısı’dır, votkalı olduğunu tahmin ettiğim bir erik hoşafı içirmek suretiyle, fevkalade terbiye dışı fıkralar anlattı. Behiye Büşra Uhrek Hanım bir ara ateş başında göbek dansı yapmaya başladı, diğger arkadaşlar burada ifade etmekten hicap, hick, duyacağım hadiselere karıştılar… Niyçün gülüyorsun? Alo… Edep yahu. Numune sülün yedik. Hıyps. Kapadın mı? Alo…

BİR YOL HİKAYESİ

Necip Aptioğlu

“BLOGLARIN AMİRAL GEMİSİ” ARADI TARADI BROWSE ETTİ, O ŞARKIYI BULDU… “ZİNA EDERSENİZ BAŞINIZA KENE MUSALLAT OLUR” DİYENLERE İTHAFEN…

ÜNLÜ TAVERNA ÜSTADI NEJAT ALP SESLENDİRİYOR…

"YORGANDA KENE VAR
KOPAR KOPAR GENE VAR"

UNUMU ELEDİM ELEĞİMİ ASMADIM,
SAÇLARIMA BAKMAYIN OTUZUMA BASMADIM.
GÖZÜMÜ BİR AÇTIM BU GÜNLERE GELMİŞİM.
SEVDİKLERİM UĞRUNA GENÇ ÖMRÜMÜ VERMİŞİM.

ROMAN OLUR YAZSAM, YAZSAM
ELLER NE DER BU YAŞIMDAN SONRA AZSAM?
YOLUMU YÜRÜDÜM KARINCAYI EZMEDİM,
BİR CAHİLLİK UĞRUNA DOSTLARIMI ÜZMEDİM.
İYİ GÜNLERİMDE YANIMDA OLAN DOSTLAR...
BAŞIM DARA DÜŞÜNCE NEDEN YANIMDA YOKLAR?


ROMAN OLUR YAZSAM, YAZSAM
ELLER NE DER BU YAŞIMDAN SONRA AZSAM?
YORGANDA KENE VAR KOPAR KOPAR GENE VAR...
LEVAM VAR CEBİMDE SÖYLEYİN SİZDE NE VAR?

Alper Atalan

YOL VE TRAFİK DURUMU (HEM HAFTASONU HEM DE HAVA GÜZEL, AMAN DİKKAT)

Necip Aptioğlu

“GÖRME ENGELLİLERİ YENDİNİZ, TEBRİKLER”

Engelliler Haftası kapsamında 12 Mayıs’ta milletvekillerinden oluşan Meclisspor, sadece yüzde 20 görme yeteneği olan engellilerden oluşan Başkent Görme Engelliler Spor Kulübü takımıyla dostluk maçı yaptı. MTA tesislerinde oynanan maçtan önce jest yapmayı planlayan milletvekilleri, ilerleyen dakikalarda hırslandılar. Futbol topu bacaklarının dibine düşene kadar görme imkanı olmayan engellileri yenmek için heyecana kapılan milletvekilleri maçı 7-3 kazandı. Vekillerin maçı 7-3 aldığını öğrenen Aile ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, sahaya çıkan 11 milletvekiline tek tek mektup gönderdi. Çubukçu, sitem dolu bir dil kullanarak, "Bu büyük başarınızı kutluyorum. Bu yöndeki başarılarınızın devamını bekliyorum. Unutmayın, galiptir bu yolda mağlup olan" dedi. Çubukçu cümlelerinin sonuna ünlem koydu. Kimsesizlere 3 gol Mektubu alan milletvekilleri, ertesi gün Meclis’e geldiklerinde Çubukçu’nun yüzüne bakamadılar. Bazıları "Vallahi ben masumum, hiç gol atmadım" derken, bazıları da "Maça berabere kalalım diye çıktık ama insan oynarken öyle hırslanıyor ki kendimizi kaptırmışız" diyerek savunma yaptı. En çok sitemi de 4 gol atan Necdet Budak aldı. Çubukçu, "Geçen yıl da kimsesiz çocuklarla maç ayarlamıştık. Onlara moral olsun diye. O maçı da 3-2 aldılar. Çocuklar maç sonrasında ağladı, zor susturduk" dedi.

Alper Atalan

“Günde tek sigara içen tiryakidir”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tanımlamasına göre, günde bir tane sigara içen kişinin dahi, tiryaki olarak kabul edildiği belirtildi.
Necip Aptioğlu

Matrix eğitimi 30 yıl sonra gerçek olacak

İngiliz eğitim uzmanı Chris Parry, 30 yıl sonra derslerin öğrencilerin beynine özel çiplerle yükleceğini söyledi. İngiltere'deki Bağımsız Okullar Konseyi Başkanı deneyimli eğitimci Chris Parry, "matrix- tarzı" eğitimi tanımlarken şöyle dedi: "Kablosuz teknoloji sayesinde 30 yıl sonra elektronik bağlantılarla beyne istenen bilgi aktarılabilecek. Öğrenciler dersleri hatta öğrenmek istedikleri dilleri doğrudan Matrix filminde olduğu gibi yükleyebilecek."
Necip Aptioğlu