“Digitalik bi çağda yaşadığımızı kabul edelim artık. Misal şimdi ben aksırdığım zaman ağzımdan fışkıran tıksırık zerresinin atomu üç boyutlu analitik bir referans sistemde “Sungun’a ait bir tükürük datası" olarak hayat dediğimiz o ulvi sistemde depolanıyor. Biz bu depolanan veri bankasından arzu ettiğimiz ölçüde tükürük olsun, kan hücresi olsun, DNA sarmal iplikçiği olsun faydalanıyorsak ne suç işlemiş olabiliriz ki? Neticede tükürük dediğimiz şey kurur gider, ama ıslak bir atomken datadır, veridir, incelenebilir bi quark şeyidir. Öte yandan bu önerme çiş için de geçerli ama iğrenç olur diye örneklemedim”
ARZUHAN BALÇIKBAĞ (31- ÇEKİRDEK AİLE KURUMU CEOSU- EV HANIMI)“Eşim ve ben çocuklarımıza dinlenmesi mümkün olmayan bir dünya sağır bir gelecek bırakmak istiyoruz. Dün gece yemekten sonra eşime bu konuyu açtığımda “Neler yapabiliriz Gültekin?” diye de sordum kendisine. “Ne biliyim hatun radar biri miyim ki ben?” diye sorumu sorusuyla yanıtladı. “Gerekirse kulak karartma eylemi olaraktan cep telefonlarımızı 44 dakikalığına kapalı tutup birbirimize 44’ar tane cevapsız çağrı bırakalım” dedim. Eşim “Arzuhan suskun olduğun zamanlar seni daha çok seviyorum bitanem” dedi. Eşim daha doğrusunu bilir diye düşünüyorum. Onu çok sevdiğimden tabikine… Susuyorum… Bundan güzel protesto mu olur? Eşim diye söylemiyorum, çok haklı bir insandır kendisi…”
“Bize bahsedildiği biçimde en ufak bir ‘Şu arkadaşın cebini dinle, ağzından çıkanı kulağın duysun” gibisinden bir talep olmadı. Zaten bunu söyleyen ya çok uzay filmi seyretmiştir ya da Amerika’da Nasa gibisinden bi yerde çalışıyodur. Yani sen konuşucan telefon kaydedicek, kaydettiğini de merkezlere dağıtıcak. Olucak şey diil. Bi kere bu konuştuğumuz laflar önce uzaya gidiyo, orda uydular var. Uydudan yansıma yaparaktan baz istasyonuna iniyo ordan da ceplere giriyo tek tek… Laf olarak da diil, ses ışını olaraktan… Haaa, “Nokya böyle bi model yaptı, lafı evirip çevirip sana geri sokuyo” diyosanız o başka… Yani vardıysa bile bizim bayilerde dağıtılmıyo henüz”
“Dinleme tarzı şeyler bizde grup sekse girer, ayrıcana toplucana ücreti alırız. Ben şimdiye kadar hep bire bir yaptım, kulağımıza geliyo ama bazı arkadaşlar msn olsun video olsun türlü değişik hizmetler veriyomuş. İki kişi olur üç kişi olur, bunlar konferans modunda her tip fanteziye girme durumuna sahiptir. Önemli olan zihnen boşalmak zaten. Biz işyerinde sevişme demeyiz mesela, operasyon deriz. O stresi içinde çıkarıp karşı taraftaki müşteri olan insana gerçekmiş gibi sesinle bedenine operasyon yapabilirsen işini layıkıyla yapıyosun demektir. Bu iki olur üç olur beş olur… Orası sana kalmış, neticede çenesine güvenen borazancıbaşı…”
“Dinledin mi? Yooo… Sen duydun mu dinlendiğini? Ben dinlemedim ki duyıyım? Duymuşsundur en azından… Dinlemediğim için duymadım. Duyduğunu dinlersen peki? Dinleye dinleye belki bişeyler duyarım… Duy ama… Dinleme yapmadan mı? Dinlediğin kadarını canım… Sen duy o zaman… Dinlesene beni bi… Hişş kime diyorum… Duyuyo mu bak!”


